Tüketiciyi Destekleme Derneği

"Yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya"
 
 
 
24 Şubat 2020 Pazartesi 
Ziyaretçi Sayımız: 1.398.868

Ana Sayfa
Üyelik Formu

Kurumsal


Şubelerimiz

Kurucu Üyeler

Denetim kurulumuz

Yönetim Kurulumuz

Onur Kurulumuz

Çözüm Merkezi

Çalışma Komisyonları

Danışma kurulu

İnsan Hakları Kurulu

Hasta Hakları Kurulu

Faydalı linkler

Reklam Kurulu Kararları

Tüketici Konseyi Kararları

Şubelerimizden
 





 

Üye Olduğumuz Kuruluşlar

ekmek israf etme

eskişehir

 

Baz istasyonu



   

T.C.
DANIŞTAY
10. Daire


Esas No: 2000/5396

KARAR
Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen:
Tüketiciler Derneği adına Başkan E. B., Akbulut İstanbul

Davalı: Ulaştırma Bakanlığı Ankara

İstemin Özeti           : 4 Ağustos 2000 tarih ve 24130 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Mobil Telekomünikasyon Şebekelerine Ait Baz İstasyonlarının Kuruluş Yeri, Ölçümleri, İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik"in iptali ve öncelikle de yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

D. Tetkik Hakimi     : Mustafa Karabulut

Düşüncesi                 : Ulaştırma Bakanlığınca hazırlanan "Mobil Telekomünikasyon Şebekelerine Ait Baz İstasyonlarının Kuruluş Yeri, Ölçümleri, İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik"in Anayasaya, çevre ve sağlıkla ilgili kanunlara aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan davaya ilişkin dosya ve ilgili mevzuat incelendi:

Anayasanın 56. maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hükmü yer almaktadır.

Anayasanın 8. maddesinde ise; yürütme yetkisi ve görevinin Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılıp yerine getirileceği; 124. maddesinde de: bakanlıkların, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükme bağlanmıştır.

3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 35. maddesinin 2. fıkrasında; bakanlıkların, diğer bakanlıkların hizmet alanına giren konulara ilişkin faaliyetlerinde ilgili bakanlıklara danışmak ve gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktan sorumlu oldukları belirtilmiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin incelenmesinden; Yönetmeliğin baz istasyonlarının yaydığı elekromanyetik dalgaların şiddetinin ölçüm esaslarını, ölçüm sonucu elde edilen değerlerin uluslararası uygulamada kabul görmüş limit değerlere uygunluğunu, baz istasyonlarının kuruluş yeri, işletilmesi ve denetlenmesi esaslarını düzenlediği anlaşılmaktadır.

Düzenleme içeriğinden, baz istasyonlarının insan sağlığına ve çevreye yönelik olası zararlı etkilerinin önlenmesinin, bu konuda kamuoyunda yapılan tartışmalar da dikkate alınara mobil telekomünikasyon hizmetinin verimli ve kesintisiz sürdürülebilmesinin amaçlandığı belirlenmektedir.

Dolayısıyla, dava konusu Yönetmeliğin teknik, çevre ve sağlık boyutları bulunmaktadır. Davalı idare savunmasında da konunun anılan boyutlarının bulunduğu kabul edilmektedir.

Öte yandan, 4.5.2000 tarihli olan dava konusu Yönetmelik çıkarılmadan önce Çevre Bakanlığının 11.5.2000 tarihli ve Sağlık Bakanlığının ise 29.5.2000 tarihli genelgeleri yayımladıkları; bu genelgelerin, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon-elekromanyetik kirlilik konusundaki açıklama ve uygulama esaslarını içerdiği anlaşılmaktadır.

Özellikle, Çevre Bakanlığı Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 11.05.2000 tarih ve 1609/5031 sayılı genelgesinin baz istasyonlarına ilişkin bazı esasları düzenlediği belirlenmektedir.

Çevre Bakanlığının anılan genelgesinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan bir davada ise, Danıştay Altıncı Dairesi 27.9.2000 tarih ve E: 2000/3862 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiştir. Anılan kararda, Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki 443 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine yer verilerek, elekromanyetik kirliliğe yol açma potansiyeli olan baz istasyonlarının yer seçimine ilişkin olarak düzenleme yapmanın Çevre Bakanlığının yetki ve görevinde bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, dava konusu Yönetmelikle düzenlenen konunun; Ulaştırma Bakanlığının görev ve yetkisinde bulunan yönleri olduğu gibi, çevre ve insan sağlığını doğrudan ilgilendiren yönleri dolayısıyla Çevre Bakanlığının ve Sağlık Bakanlığının görev ve yetkisinde bulunan yönleri de bulunmaktadır. Yönetmeliğin belirtilen yönlerine ilişkin düzenlemelerin Çevre ve Sağlık Bakanlıklarının katkıları alınmaksızın yapılmış olmasında ise hukuka uygunluk görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, eksik düzenlemeye dayalı dava konusu Yönetmeliğin yürütülmesinin durdurulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı      : Bilgin Arısan
Düşüncesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 27. madesinde öngörülen koşuların gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince davalı idarenin savunmasının geldiği görülmekle yürütmenin durdurulması istemi incelendi:

Dava; 4 Ağustos 2000 tarih ve 24130 sayılı Resmi gazetede yayımlanan "Mobil Telekomünikasyon Şebekelerine Ait Baz İstasyonlarının Kuruluş Yeri, Ölçümleri, İşletilmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik"in iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.

Anayasanın 8. maddesinde; yürütme yetkisi ve görevinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılıp kullanılıp yerine getirileceği; 124. maddesinde de, bakanlıkların, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hükme bağlanmıştır.

3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkındaki Kanunun 35. maddesinde, bakanlıkların ana hizmet ve görevleriyle ilgili konularda diğer bakanlıkların ve kamu kurum ve kuruluşlarının uyacakları esasları yürürlükteki mevzuata uygun olarak belirlemekle, kaynak israfını önleyecek ve koordinasyonu sağlayacak tedbirleri almakla görevli ve yetkili oldukları; bakanlıkların, diğer bakanlıkların hizmet alanına giren konulara ilişkin faaliyetlerinde, Başbakanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde ilgili bakanlıklara danışmak ve gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktan sorumlu oldukları hükmü yer almaktadır.

Anılan hükümlere göre, bir bakanlığın kendi ana hizmet ve görevleriyle ilgili konularda diğer bakanlıkların da görev ve hizmetinin bulunması durumunda, ilgili bakanlıklara danışılması, işbirliği ve koordinasyonun sağlanması suretiyle gerekli düzenleme ve faaliyetlerin yapılması esastır.

Dava konusu Yönetmeliğin incelenmesinde; Yönetmeliğin, mobil telekomünikasyon şebekelerine ait baz istasyonlarının yaydığı elekromanyetik dalgaların şiddetinin ölçüm esaslarını, ölçüm sonucu elde edilen değerlerin belirlenen limit değerlere uygunluğunu, baz istasyonlarının kuruluş yeri, işletilmesi ve denetlenmesi esaslarını belirlediği; bu çerçevede, ülkemizde mevcut 450, 900 ve 1800 MHz frekans bandında çalışan mobil telekomünikasyon şebekeleri ile ileride bu alanda hizmete konulacak yeni nesil şebekelerin, baz istasyonlarının kurulma ve çalıştırılmaları sürecinde bu Yönetmelikle belirlenmiş olan limit değerlerin işletmecilerce korunup korunmadığının belirlenmesi için yapılacak ölçüm yöntemleri ile kuruluş yeri, işletilmesi ve denetlenmesi ile ilgili esasları kapsadığı; Yönetmelikte, ölçümü yapacak yetkili kuruluşlara, ölçüm cihazlarına, ölçümle ilgili işlemlere, elektromanyetik alanda güvenle bulunulabilecek limit değerlere, baz istasyonlarının nasıl ve nerelerde kurulabileceğine ilişkin esaslara, kurulan sistemin işletilmesiyle ilgili şikayetlerin Ulaştırma Bakanlığına yapılacağına ilişkin hususların düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; dava konusu Yönetmeliğin teknik, çevre ve sağlık boyutları yanında davalı idare savunmasında açıklandığı üzere konunun; teknik, çevre ve sağlık boyutlarının olduğu, uluslararası düzenleme ve uygulamaların da belirtilen boyutları içerdiğini kabul etmek zorunlu bulunmaktadır.

Öte yandan, 4.8.2000 tarihli olan dava konusu Yönetmelik çıkarılmadan önce Çevre Bakanlığının 11.05.2000 tarihli ve Sağlık Bakanlığının 29.5.2000 tarihli genelgeleri yayımladıkları; bu genelgelerin, iyonlaştırıcı olmayan radyasyon-elektromanyetik kirlilik konusundaki açıklama ve uygulama esaslarını içerdiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yapılan inceleme ve açıklamalar çerçevesinde, dava konusu Yönetmeliğe ilişkin olarak Ulaştırma Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığına yetki ve görev veren mevzuatın incelenmesine gelince;
Anayasanın 56. maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hükmü yer almaktadır.

3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun; 2813 sayılı Telsiz Kanunun ve 406 sayılı Telgraf ve Görevleri Hakkında Kanunun; 2813 sayılı Telsiz Kanununun ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ilgili hükümlerinin incelenmesinden; Bakanlığın, haberleşme iş ve hizmetlerinin teknik, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, kamu yararına ve milli güvenlik amaçlarına uygun olarak kurulmasını, geliştirilmesini, Telekomünikasyon Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, uygulanmasını takip etmek ve denetlemek; haberleşme işlerinde kamu düzenini, can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde tedbirler almak, aldırmak ve uygulanmasını takip etmek ve denetlemek; her türlü telsiz sisteminin kurulması ve işletilmesine izin vermek, bunların tespit edilen standartlara uygunluğunu sağlamak gibi görevleri bulunduğu görülmektedir. Bu çerçevede, Bakanlık, bir kamu hizmeti niteliğindeki mobil telekomünikasyon hizmetlerinin verimli ve kesintisiz verdirilmesi ile yetkili ve görevlidir.

443 sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ilgili hükümlerinin incelenmesinden; Bakanlığın, çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi, bu amaçla kurulacak tesislerin niteliklerini belirlemek; çevrenin korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi için çevre standartları ve ekolojik kriterler esas olmak üzere her türlü analizi, ölçüm ve kontrolleri gerçekleştirme amacıyla laboratuvarlar kurmak, kurdurmak ve denetimlerini yapmak; ülkedeki kirlenme konuları ile kirlenmenin mevcut olduğu veya olması muhtemel bölgeleri veya sektörleri tespit etmek ve izlemek, bu sorunların teknik, idari ve finansman bakımından çözümünü sağlayan kaynığın bulunmasıyla ilgili çalışmaları yönetmek veya yönlendirmek; çevre konusunda görev verilmiş olan özel ve kamu kurum ve kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlamak; bu konuda faaliyette bulunan gönüllü kuruluşları yönlendirmek, desteklemek ve Bakanlıklar arası işbirliği esaslarını bir yönetmelikle belirlemek; çevreye olumsuz etkileri olan her türlü faaliyeti ülke bütününde izlemek ve denetlemek gibi görevleri bulunduğu anlaşılmaktadır.

181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ise: Bakanlığın, herkesin hayatını bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan tam iyilik hali içinde sürdürmesini sağlamak için fert ve toplum sağlığını koruma ve bu amaçla ülkeyi kapsayan plan ve programlar yapmak, uygulamak ve uygulatmak; sağlıklı çevre temin etmek amacıyla çevre sağlığını ilgilendiren her türlü tedbiri almak ve aldırmak gibi görevleri bulunmaktadır.

Yukarıda metinleri yazılı yasa hükümlerinden de anlaşılacağı üzere: mobil telekomünikasyon şebekelerine ait baz istasyonlarının teknik yönünün yanısıra, çevre ve sağlık yönlerinin bulunduğunun açık olması karşısında; bu konuda yapılacak düzenlemede; gerekli standartların belirlenmesinde, baz istasyonlarının nasıl ve nerelerde kurulacağına ilişkin esaslarda, yapılacak denetimlerde ve alınacak önlemlerde Ulaştırma Bakanlığı tek yetkili bakanlı olmayıp; Çevre Bakanlığının ve Sağlık Bakanlığının doğrudan görev ve yetki alanında bulunan çevre ve sağlık yönleri dolayısıyla bu konudaki gerekli düzenlemenin ortaklaşa yapılması bu bakanlıklarca yürütülen hizmetin bir gereği olmaktadır. Esasen 3046 sayılı Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkındaki Kanunun 35. maddesi, bakanlıkların; diğer bakanlıkların hizmet alanına giren konulara ilişkin faaliyetlerde bakanlıklar arasında işbirliği ve koordinasyonunun sağlanmasını öngörmektedir.

Dolayısıyla, Sağlık ve Çevre Bakanlığının dava konusu Yönetmelik düzenlemesiyle ilgili bir görev ve yetkisi bulunmadığı yolundaki davalı idare savunmasının kabulü hukuken mümkün değildir.  Öte yandan, baz istasyonlarına ilişkin bazı esasları düzenlediği belirlenen Çevre Bakanlığı Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 11.05.2000 tarih ve 1609/5031 sayılı Genelgesinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılan bir davada; Danıştay Altıncı Dairesi, 27.09.2000 tarih ve E:2000/3862 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar vermiş olup, anılan kararda, elektromanyetik kirliliğe yol açma potansiyeli olan baz istasyonlarının yer seçimine ilişkin olarak düzenleme yapmanın Çevre Bakanlığının yetki ve görevinde bulunduğu; bu durumda, çevre sağlığını korumak amacıyla yasal yetkisi çerçevesinde Çevre Bakanlığı tarafından tesis edilen genelgede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.


Yukarıda yer verilen yasa hükümleri ve yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Yönetmeliğin tek başına Ulaştırma Bakanlığınca çıkarılmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerde, 2577 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca, dava konusu Yönetmeliğin yürütülmesinin durdurulmasına 15.1.2001 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Başkan             Üye                     Üye                Üye                              Üye
Burhan Yılmaz    Zafer M. İlhan       Serap Öç         Taşdelen Kantarcıoğlu      Dinç Aksoylu

Karşı oy: Davanın durumu ve uyuşmazlığın hukuksal niteliğine göre, dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar, dava konusu Yönetmeliğin yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davacının yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.


Başkan         Üye
Burhan Öç     Zafer Kantarcıoğlu


 

| Sık Kullanılanlara Ekle | Giriş Sayfam Yap | İletişim | E-mail Giriş |